Datça

Datça otelleri butik otel ve butik otelleri fiyatları, otel tanıtım Datça hakkında detaylı bilgi resimleri fotoğrafları tanıtım filmi.
 
 
Datça

Yunan mitolojisinde, "olağanüstü nitelikler taşıyan ülke" olarak bilinen Datça, Gökova ve Hisarönü körfezleri arasından Ege Denizi'ne uzanan, eşsiz güzellikte bir kıyı ilçesi...

Taş evlerin begonvillerle süslendiği sokaklar, güler yüzlü insanlar, mis gibi kekik kokusu, muhteşem bir doğa, dünyaca ünlü koylar... Datça denince akla gelen pek çok şeyden yalnızca birkaçı. Binlerce yıllık bir tarihin üzerine kurulu doğa harikası bir cennet...

Datça, Muğla'nın güneybatısında yer alan, Akyaka Gökova ve Hisarönü körfezleri arasından Ege Denizi'ne uzanan bir yarımada. Üstelik bozulmamış, kirletilmemiş bir güzel.

Datça dediniz mi, herkes Marmaris'ten sonra yolun çok kötü olduğundan bahsedecektir size; ama siz buna aldırmayın. Nefis manzaralı yol virajlı ama hiç de abartıldığı gibi değil. Ayrıca bir kez gördükten sonra "Ucu Datça'ya varıyorsa her yoldan giderim." diyeceğinize eminiz. Bir de Bodrum'dan Datça'ya geçiyorsanız daha da keyifli bir yolculuk sizi bekliyor. Bodrum'dan kalkan feribotlar ile Datça'ya güzel bir deniz yolculuğu sonrası ulaşmanız mümkün.

Tarihçi Strabon, "Tanrı, yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını isterse, Datça Yarımadası'na bırakır." demiş. Datça'nın güzelliklerinin farkında olan yalnızca Strabon olmasa gerek ki; Datça Yarımadası, Bozburun Yarımadası ile birlikte, 1999 yılında WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) tarafından acil olarak korunması gereken 100 yeryüzü noktasından biri olarak belirlendi. Kendine özgü coğrafyası, bozulmamış kıyıları, kumulları, zengin su altı yaşamı, bitkileri ve yaban hayatı ile Datça Yarımadası gerçekten olağan üstü ve görülmeye değer...

Ege'nin doğasını ve kültürünü saklamayı başarıp günümüze taşıyan ender yerlerden Datça'da tatil yapmak istiyorsanız Datça Otelleri sayfasını inceleyebilir, keyifli bir konaklamanın da ilk adımını atabilirsiniz.

Üzerinde bitkilerin kokuları dolaşan Datça'nın tarihi çok eskiye dayanıyor. Yaklaşık 4 bin yıllık bir tarihe sahip yarımada üç "B" ile anılıyor: Bal, balık ve badem.

Türkiye'nin en lezzetli bademini yaratan ağaçlar şubat ayında Datça'yı beyaz çiçekleriyle süslüyor. Ve tabii kekik balı... Datça'nın kekiği ise mis kokusuyla insanı adeta sarhoş ediyor. Kekik balı nefis tadıyla şifa dağıtıyor. Datça'da her yerden fışkıran çiçekler, insanın içini yaşama sevinciyle dolduruyor. Papatyalar, gelincikler ve orkideler... Türkiye'deki 154 tür yabani orkidenin bir bölümü Datça Yarımadası'nda yetişiyor... Datça'nın bir de harika balık restoranları var. Hemen feribot iskelesinin oralarda salaş bir balıkça meyhanesi mi istersiniz, yoksa merkezde lüks bir restoran mı? Hangisini isterseniz mevcut Datça'da...

Datça'yı birçok tatil bölgesinden ayıran en önemli özellik ise hala bakir kalabilmiş pek çok koyunun olması. Kızılbük, Palamutbükü, Ovabükü, Hayıtbükü gibi dünyaca ünlü ve doğal güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş harika koylara ev sahipliği yapıyor Datça. Doğa ile iç içe, insan kalabalığı ve gürültüsünden uzakta tatil yapmak isteyenler bu nedenle Datça'yı vazgeçilmez adresleri yapıyorlar.

Mayıs ayı ile birlikte Datça'da sezon iyiden iyiye başlıyor ve sonbaharın son günlerine dek sürüyor. Özellikle Datça Merkez temmuz ve ağustos aylarında en hareketli ve kalabalık dönemini yaşıyor. Merkez dışında kalan yerler bir nebze daha sakin olsa da yine de rezervasyonsuz herhangi bir Datça otelinde yer bulmak bir hayli zor. Bu nedenle tatilinizi Datça'da yapmaya karar verdiyseniz bir an önce seçtiğiniz otelde yerinizi ayırmanızı öneriyoruz.

Şimdiden keyifli, bol güneşli ve güzel bir Datça tatili dileriz...

  • Datça Otelleri - Hem Akdeniz'in hem de Ege'nin en güzel taraflarını almış Datça, sapa olmasıyla ruhunun naifliğini, kolay tüketilmemiş olmasıyla da doğasının bakirliğini korumayı başarabilmiş...
  • Datça Otel Fiyatları - Anadolu'nun şifalı otlar kitabı Datça'da, bağdan dağdan, taştan kumdan çiçek fışkırır dense yeridir.
  • Datça Butik Otelleri - Uzun ve sıkıcı bir çalışma döneminden çıktınız, şehrin karmaşasından kurtulmak için sakin ve yakın bir yer arıyorsunuz. Öyleyse gelin bir Datça'ya göz gezdirelim...
  • Datça Pansiyonları - Yıllardır büyük bir özveri ile saklanmış, doğal güzelliklerini kaybetmemiş, tarihi dokusunu hep korumuş Datça, siz misafirlerini bekliyor...
  • Datça Apartları - Dünya Doğayı Koruma Vakfı'na (WWF) göre, Datça Yarımadası ile güneyindeki Bozburun, Türkiye'deki acil olarak korunması gereken 9 sıcak nokta arasında yer alıyor.
  • Datça Neyi Meşhur - Birbirinden güzel koyları, begonvillerle süslenen sokakları ve tarihin farklı dönemlerine ait kalıntılarıyla en çok tercih edilen tatil bölgeleri arasındadır Datça.
  • Datça Feribot Seferleri - Datça'ya ulaşımda en kolay ve ideal yolların başında deniz yolu gelmektedir.
  • Datça Uçak Bileti - Datça uçak bileti ve Datça ucuz uçak biletlerini bulabileceğiniz, Datça uçak bileti fiyatlarını karşılaştırabileceğiniz sayfa.
  • Datça Hava Durumu - Datça için 5 günlük hava durumu bilgilerini sayfamızdan inceleyerek, tatilinizi en doğru zamanda planlayabilirsiniz.
 
 
Gezgin Yorumları
 
Bu yıl 1 ay Palamutbükü Burcu Apart'ta kaldım, süper bir tatil yaptım. Sahipleri harika insanlar, çok sevdim.
nurten alkır l 20 Eylül 2014, Cumartesi 11:46 l  
 
Sakın gelmeyin Datça'ya. Sakın gelmeyin, bir kere çok uzak, havaalanı yok, 5 yıldızlı otel yok, her şey dahil yok, gürültü yok, patırtı yok, suç yok suçlu yok, sinek yok, ilaçlama yok, kirli hava yok, ünlüler yok, sabaha kadar eğlence yok, hem de en önemlisi Datça'dan çıkış yok, bildiğin çıkmaz sokak. Balıkaşıran'dan bu tarafa akıllı geçmezmiş yüzyıllardır. Senin anlayacağın aradığın hiçbir şey yok Datça'da. Sen Bodrum'a git, Marmaris'e git, Antalya'ya git. Yeter be sıkıldım, şöyle bir kayboluvereyim tüm dünya telaşlarından kurtulayım, beni kimse görmesin, ben de kimseyi görmeyeyim diyorsan Datça duruyor. Taa Karia medeniyetinin bizlere bıraktığı gibi. Zamana yetişemez, hep geride kalır, antika kurmalı saatlere benzer, lambalı radyo gibi cızıldar rüzgârı, taş plaktan gelir sesi, paslanmış kulaklara. Kuzey Ege'de Bozcaada, Orta Ege'de Seferihisar, Güney Ege'de de Datça, bunlar tatilin premier ligi Türkiye'nin. Strabon, yüzyıllar önce bir laf etmiş, Datça için “'Tanrı sevdiği kulunu buraya bırakırmış”' demiş. Tanrının sevgili kulları gelsin, sadece tasalarını dertlerini bıraksınlar, gürültü patırtı yapmadan gelsinler, yaşam denen kaygılı sarmalda derin bir oohh çekmek için. Harmandalı kıvamında bir tatil yapın. Çıkarın ayakkabılarınızı, çıplak ayakla çıkıverin meydana. Açın kollarınızı doğaya, masmavi sulara. Diz çökün; önce bir dizinizi vurun, kaldırın öbür dizinizi vurun toprağa, telaşsız ağır ağır döndürün dünyayı, yavaşlayın yavaşlatın hızlı telaşlı olan her şeyi. Senden geldim, sana döneceğim deyiverin, öpün toprak anayı. Burası Datça; bu topraklar cüzzamlıları bile iyileştirmiş, sana mı iyi gelmeyecek? Gelin görün ki Tanrı neden kutsamış bu coğrafyayı... Akdeniz'in güneşiyle aydınlanır, hiç bitmeyen rüzgârıyla hafifler, yeniden doğarsın. Uzun zamandır okumak isteyip de okuyamadığın kitaplarını al da gel. Bal badem balıktan menüler kurulsun sofrana. Üç bin yıllık endemik üzümlerden yapılmış Datça şarabıyla yavaş yavaş yudumla yaşamı, hız yapma, telaş yapma, bol bol derin nefes al, sakinleş, güneşin doğuşuna tanıklık et, hiç yapmadığın gibi illa güneşin batışını göreceğim dersen, Knidos fenerine git. Akdeniz ve Ege'nin masmavi sularının ayaklarının altında kızıla boyandığını seyreyle, güneş gibi seni terk edenleri düşün hüzünlen! Knidos'a bir gününü ayır! Üç bin yıllık harabelerin arasında kayıp Afrodit'i ara. Çift antik limanlı Knidos'ta Demether ananın dizlerine çök, başını koy ve kekik kokulu yeli ile okşamasına izin ver. Anfi tiyatroda otur, Karnia şenliklerini izle, Fazıl say'ın, Yunus'un sırtındaki çocuk resitalini dinle. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük heykeltıraşı Praxiteles'in Paros mermeriyle, Afrodit Euploiasını nasıl muhteşem biçimde yonttuğunu hayal et. Günlerden bir gün Afrodit yeryüzüne inmiş, kendi heykelini görünce çok şaşırmış, bu Praxiteles beni ne zaman görmüş ki benim güzelliğimi bir mermere yansıtabilmiş? diye serzenişte bulunmuş. Hâlbuki kimse bilmez, Praxiteles kendi sevgilisine bakarak yontmuş mermeri. Dünyanın en güzel kadını veya en yakışıklısı şimdi tam yanınızda ve tam karşınızda, aradığınız bu güzellik farkındalığınızda. Ege'nin duru rüzgarıyla hafifledin, sinirlerini ve gerginliğini Akdeniz'in masmavi sularında yıkadın, arındın mutlusun, umutlusun. Aklını sakinleştirdin, kalbini dinlendirdin. Zamanın sonsuzluğunu gördün, telaşın gereksizliğinin farkına vardın. Datça deyimiyle “'olup gide, olup gide”' deyiverdin. Bir niyet tutup geldin Datça'ya, Hacet tepesine çıktın, yıldızlı gecelerinde derin uykular uyudun, güzel rüyalar gördün. Badem kahvesi içip güzel bahtına baktırdın. Çiçeklerle koklaştın, sokak hayvanlarına mama aldın, kedi gibi mırıldandın. Akıllı telefonunu, tabletini, televizyonunu, gazeteni hepsini bir kenara ittin. Bir masal kitabı okudun kahramanın peşinden koştun, coşkulandın, Kaf dağının ardına, hiç gitmediğin yerlere gittin, masumluğuna ve özgürlüğüne kavuştun. Can baba gibi dünya telaşına pervasızca okkalı bir küfür ettin. Bol bol badem yedin, bir güzelleştin, bir güzelleştin sanki yeniden doğdun. Datça'nın nurlu bademiyle, temiz rüzgârıyla hiçbir pahalı kremin yapamadığı etkiyi gördün. Yaşaması kolay, ulaşması zor, hele bir de ayrılması daha da zor. Evet, şimdi tatil bitti! Dönüyorsun, acele etme. Umutlusun, daha güçlüsün Datça'da tatil yaptın. Tanrının sevgili kulusun. Sakın herkese anlatma! Sadece gerçek dostlarına, barışa kardeşliğe, doğaya saygılı olanlara efelenerek anlat ki Datça'da tatil yaptığın belli olsun. Aklımı seveyim azizim; Datça'da tatil yaptım. Sadece; Tanrının sevdiği kulları gelsin. Hoşça kalın.
Turgut Ünsal l 19 Eylül 2014, Cuma 10:03 l  
 
Datça'ya gidecek olan kişiler bence ilk olarak Palamutbükü'ne gitsinler. Oraya gidince Datça'nın en güzel yemekleri olan Kıyı Cafe'ye gitsinler. Çok sakin, kalabalık olmayan, araba sesi olmayan, kendine ait duşu, kendine ait şezlongu olan, yemekleri ev yemeği gibi ayrıca dünyadaki bütün yemeklere bin basar Kıyı Cafe'nin yemekleri.
kaya l 28 Ağustos 2014, Perşembe 12:22 l  
 
Club Datça'da eşim, çocuklarım ve kardeşlerimle birlikte muhteşem bir tatil yaptık, her şey çok güzeldi, tadına doyamadık. Personel de çok çalışkan ve her an yardıma hazırdı. Buradan ayrılırken tekrar gelmeyi diledik.
Ferda & Kamil & Orcun Ergin l 21 Ağustos 2014, Perşembe 12:18 l  
 
Geçen yıl bir arkadaşımla Club Datça'ya gelmiştim ve çok memnun kalmıştık. Bu yıl 9 kişilik aile grubumla tekrar geldik. Herkes çok mutlu oldu. Açık büfesi çok güzel, yemek çeşitleri her gün değişiyor ve hepsi çok lezzetli. Tesisin önündeki deniz adeta bir akvaryum. Çalışanların tümü sizi memnun etmek için adeta fır dönüyor. Datça ise ülkemizin en güzel köşelerinden biri bence. Seneye tekrar gelebilmek dilekleriyle buradan ayrıldık.
zeynep ergin l 21 Ağustos 2014, Perşembe 11:10 l  
 
Biz eşimle Datça'yı görmeyi çok istiyoruz, emekliyiz. 1 hafta kalmak istiyoruz ama merkez otelleri çok pahalı. Bütçemizi aşıyor. Arabamız var çevrede kalabileceğimiz bize uygun hesaplı otel veya apart site pansiyon varsa bildirseniz sevinirim teşekkürler 05425359133
ilhan uzun l 20 Ağustos 2014, Çarsamba 12:48 l  
 
Gezdiğim tatil yörelerinin en sakin ve en güzel yeri diyebilirim. Datça havası suyu insanları doğasıyla inanın çok güzel, küçük bir tatil şehri. Gezilecek ve görmeye değer bir yer. Sakin olduğu için insan huzurlu mutlu şen sevgi ve aşkla gezebiliyor herkese tavsiye ederim.
mustafa burhan ören l 15 Ağustos 2014, Cuma 13:43 l  
 
Eylül'de Datça Billurkent bir harika... Deniz, bal, badem ve balık.
Sedat Kayacan l 12 Ağustos 2014, Salı 12:38 l  
 
Harika bir yer, görülmeye değer...
Selma Şengün l 12 Ağustos 2014, Salı 12:35 l  
 
Daha yeni Datça'dan geldim. Muhteşem bir yer, bayıldım herkese tavsiye ederim.
Cihan Hanife Güzeltepe l 12 Ağustos 2014, Salı 12:34 l  
 
Palamutbükü, daimi bir aşktır. Yazı kışı mutlaka giderim. İskandil Apart'ta kalmayanlar mutlaka o dostluğu yaşamalı.
Ahmet Aydın l 11 Ağustos 2014, Pazartesi 13:20 l  
 
Arkama bile bakmadan gideceğim tek yer. Rabbim tez zamanda nasip eder inşallah.
fevziye türker l 9 Ağustos 2014, Cumartesi 23:26 l  
 
Datça, Palamutbükü mükemmel bir yer, sakin, harika bir deniz.
deniz varol l 8 Ağustos 2014, Cuma 00:41 l  
 
Çok iyi bir yer ama konut sıkıntısı had safhada.
muhittin bağ l 7 Ağustos 2014, Perşembe 10:52 l  
 
Datça; tarihi, coğrafi yapısı ve eşsiz doğal güzellikleri nedeniyle vazgeçilmez bir tatil yeri. Değişiklik ve hareket arayanlar için uygun değil diyebilirim. Dinlenme, huzur, yenilenme, terapi isteyenler gitmeli. Dönüşte bambaşka, mutlu, yenilenmiş bir insan olmak kaçınılmaz. ''Cennet köşeler'' diye tabir edebileceğimiz yerlerden biri. Tek zor an terk etmek. :)
Buket Gönül l 29 Temmuz 2014, Salı 13:46 l  
 
Datça'ya çok küçük yaşlardan beri her yaz tatilinde gidiyorum. Kendinize, hobilerinize, doğaya vakit ayırabileceğiniz bir yer. Eğlence anlayışınız sadece dans etmekse tavsiye etmem fakat resim çizmek için çok uygun manzaraları var. Yerli halkı oldukça kibar ve eli bol insanlardır. Datça'da yediğiniz domatesin kokusunu, tadını büyük şehirlerde bulamazsınız. Daha çok sanatçı yeridir Datça, oranın sükuneti ve huzurunu anlayabilenlerin yeridir. Kalabalık olmaması nedeniyle kendine yetebilenlerin gitmesi de daha iyi olacaktır. ;)
Bengisu Bezgin l 24 Temmuz 2014, Perşembe 11:44 l  
 
İbrahim Bey'le aynısını düşünüyorum. Gelip bir kaç gün geçirmeniz yeterli. Suyu çok güzel ama, onun dışında sıkıcı bir yer. Şunu anlıyorsunuz ki kafa dinlemek bile gürültü ve cümbüşün yanı sıra oluyor. Yani ilk gün kafa dinledin ikinci gün dinledin tamam ama üçüncü gün bir hareket sonra tekrar kafa dinleme şeklinde olmalı dinlenme.
Derya l 14 Temmuz 2014, Pazartesi 11:21 l  
 
Bence Datça yaşam demek, huzur, mutluluk, sağlık ve sayamadığım çok şey daha ne yazabilirim ki? Bekle Datça az kaldı, geliyorum seninle yaşayacağım daha çok şeyler var.
turgay karahan l 9 Temmuz 2014, Çarsamba 01:08 l  
 
İlk defa geldik buraya. Ovabükü'nde kaldık. Süper bir yer. Pırıl pırıl deniz, yemyeşil kıyı, insan bir an düşünüyor aman tanrım, cennet burası mı? Gülbahar Pansiyon Bungalow Restaurant'ı bütün dostlarıma tavsiye ederim.
Arzu Manafova l 29 Haziran 2014, Pazar 11:49 l  
 
Hiç gitmedim, netten gördüğüm kadarıyla güzel doğası ile mükemmel bir tatil yöresi ama gitmeyi gezmeyi düşünüyorum, gerçekten mükemmel gezilip görülecek bir yer.
mümin l 20 Haziran 2014, Cuma 10:46 l  
 
İlk kez geçen sene gidip gördüğüm, ailecek hayran kaldığımız, '5 yıldızlı süper lüks otellerde tatil' anlayışımızı değiştiren, ilk defa denizinde bu kadar çok vakit geçirdiğimiz, havasıyla, doğasıyla adeta cennetten bir köşe Datça... Koylarını, büklerini gezin ancak Eski Datça'yı görmeden dönmeyin derim. Evet özellikle Marmaris - Datça yolu oldukça virajlı bir yol. Ama bu denli eşsiz bir yarımadaya ulaşmak o kadar kolay olmamalı zaten. Zor olan güzeldir ne de olsa. :))
Anda Özmen l 12 Haziran 2014, Perşembe 15:27 l  
 
Büklere gidip denizin tadını mutlaka çıkartın. Yerli halkı çok zarif, candan. Asla para gözlü değiller. Şezlongun üstüne eşyanı koyduğun andan itibaren kimse seni rahatsız etmez. Kafanı dinlemek istiyorsan mutlaka gitmelisin. Çok doğal bir yer. Özellikle dışarıda yemek yiyecekseniz mutlaka esnaf lokantalarına gidin. Sahilde yemek zaman kaybı. Aç kalkıp keşke dememek için tecrübelere güvenin.
UFUKYILDIZ l 30 Mayıs 2014, Cuma 12:21 l  
 
25 yılımı Datça'da, çalışma hayatımla beraber yaşadım. Doyamadım. Tek sıkıntı. Sağlık sorununun çözülmeyişi. Bu güzel yerde yaşamak şansı herkese nasip olsun derim.
Osman Burhan ONAT l 8 Nisan 2014, Salı 17:04 l  
 
Çok sakin, güzel, huzuru bulabileceğiniz bir yer. İnsanları çok sıcak, gitmenizi tavsiye ederim. :)
bahar çetin l 25 Mart 2014, Salı 01:03 l  
 
Tanrının sevdiği kulları Datça'da yaşarmış. Kökleri denizle buluşmuş çam ormanlarının gölgelediği enfes koylarında denize girmenin insanın ruhuna kattıklarını yaşayarak anlayabilirsiniz.
Zeren Yaycıoğlu l 18 Şubat 2014, Salı 12:00 l  
 
Datça'da artık tek kullanımlık genetikleriyle oynanmış İsrail tohumları ekiliyor. Yani orada yediginiz domates, salatalık, oraya özgü degil. İsteseler de kendi tohumlarını dikemez oldular çünkü toprak kabul etmiyor maalesef.
Pelin Uslu l 18 Şubat 2014, Salı 11:59 l  
 
Datça ki şu an tatilimi geçirdiğim Can Yücel'in adıyla bütünleşmiş muhteşem huzulu bir tatil yöresi. Kargı Koyu, Knidos Antik Kenti, Hayıtbükü, Ovabükü, Kızılbük muhakkak görülmesi gereken yerler. Datça'dan bu koyları gezebileceğiniz tekne turları tertip ediliyor. Yüksek desibelli müzik gürültüsünden uzak, insanın kendini dinleyip ruhunu dinlendirebileceği bir yer. Memleketimizin her yerinde olduğu gibi burada da maalesef imar planlaması çok kötü. Bununla beraber Datça Merkez'den araç ile takribi 5 dakika uzaklıkta, denizi girmek için tercih edilen Kargı Koyu ile gönlünüzde kalıcı bir yer edecek panoraması ile büyüleyici bir tatil beldemiz.
Firari l 18 Şubat 2014, Salı 11:59 l  
 
Datça bence baharda bademlerin bembeyaz çiçeklendiği dönemde görülmeli öncelikle. Datça'ya gelinip tabiki badem ve bal da alınmalı. :)
Nurşen Poyraz l 18 Şubat 2014, Salı 11:57 l  
 
Denizli Çivril'de oturmaktayım. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde sayman olarak çalışıyorum. Datça'yı görmek istiyordum, geçen yıl damadım ve kızımın orada olması nedeniyle ziyaret ettim, inan çok sevdim, inşallah oranın güzelliği böyle gider saygılarımla.
Nusret ÖZCAN l 12 Şubat 2014, Çarsamba 09:14 l  
 
Datça'nın güzelliği Marmaris'ten Datça yoluna girdiğiniz andan itibaren başlar. Datça Yarımadası bütün hoşluğuyla her anınıza eşlik ediyor, adeta yolu böyleyse içeriğinde neler saklıdır diye düşünmeden edemiyorsunuz. Eski Datça'ya uğrayıp geleneksel sokaklarında dolaşıp, taş evlerin muhteşemliğini görmek huzur verecek. Can Yücel'in evine uğrayıp en azından sokağına uğrayabilmek de keyifli. Devamında denizin dibindeki merkezi Kargı Koyu, Ovabükü, Hayıtbükü, Mesudiye'yi, Kızılbük'ü ve devamında Palamütbükü'ne uğrayın, harika dağ yollarından, eğlenceli ve her an ne çıkacak karşımıza düşüncesiyle Datça'yı yaşayın, gürültü isteyenler gitmesin sessizlik…
ali haydar l 8 Şubat 2014, Cumartesi 00:39 l  
 
Datça mükemmel bir yer, bayılıyorum, tertemiz suyu var. Dalga hiç yok, gezilecek çok yerleri de var, mükemmel bir yer, ömür boyu yaşarım Datça'da.
almeda akkoyun l 9 Ocak 2014, Perşembe 15:21 l  
 
Tanıtım yetersiz.
Bir datça sever l 8 Ocak 2014, Çarsamba 19:42 l  
 
Memleketimi çok seviyorum.
l 21 Kasım 2013, Perşembe 11:29 l  
 
Bir defa gidilir görülür. Şehirdek doğallık ve salaşlığın anlamı toz, toprak ve de pislikse kesinlikle Datça derim.
üzeyir kılıçöz l 8 Kasım 2013, Cuma 21:43 l  
 
Yukarıda yazılı olan tüm övgüleri Datça hak ediyor. Esnafının açgözlü ve kaba olduğuna ben de katılıyorum. Buna rağmen Datça ve çevresi gerçekten bakir kalmış ender yerlerden. Bunun sebebi ise yarımadanın %82'sinin sit alanı olmasıdır. Umarım bozulmaz.
alp hunerli l 22 Ekim 2013, Salı 14:25 l  
 
Datça'da yaşıyorum ve harika bir yer.
ismail arslan l 21 Ekim 2013, Pazartesi 18:07 l  
 
Daha önce Datça'ya hiç gitmedim. Avusturya'da yaşıyorum. Allah kısmet ederse seneye gelmek istiyorum. Datça'yı ve o güzel yarımadayı gezmek istiyorum.
hüsamettin-eller l 17 Ekim 2013, Perşembe 15:31 l  
 
Datça Palamutbükü'nde Aylin Ahşap Evleri'nde mükemmel bir tatil geçiriyorum. Etler, kahvaltılıklar harika. Sahilde ay ışığında yemek yeme keyfi ise süper. Ekim ayı burası çok daha güzel.
nurten alkır l 12 Ekim 2013, Cumartesi 21:35 l  
 
Datça süper bir yer, insanları çok mükkemmel ve dürüstler. Seda Pansiyon'da kalmazı tavsiye ederim, çok iyi hizmet ve güzel yemekleri var. Güler yüzlü insnalar, iyi ki tanıdım sizleri, seneye görüşmek üzere, sevgilerle, sizi unutamam.
memet acar l 10 Eylül 2013, Salı 16:51 l  
 
Datça mükemmel bir yer; havası, denizi, doğası... Böyle bir güzelik yok, herkesin görmesi gerekir.
sevim eroglu l 20 Ağustos 2013, Salı 17:31 l  
 
Datça anlatılmaz yaşanır. Datça'da hava nemsiz ve çok berrak, deniz desen inanılmaz, birden çok bakir koylar bükler ve salaş yeme içme yerleri var, günü geçirebilecek alternatif çok, insan curcunası yok, kaliteli bir tatil, yeme içme keyfi ve dinginlik için vazgeçemeyeceğim bir yer. Allah beni sevdiği kullardan eylesin ve Datça Yarımadası'nda bir yaşam önüme açılsın. Kalınacak yer Otel Mavi Beyaz ve Türkeli Pansiyon'u çok beğeniyorum ama civarda kalınacak alternatifler de var tabiki..
HAKKI OKAN TANKURT l 13 Ağustos 2013, Salı 15:40 l  
 
35 yaş altı iseniz kesinlikle gitmemeniz gereken bir yer. Eğlence ve doğa açısından bir şey yok aslında. Datça dağlık ve çorak bir bölge. 1 tane ağaç gölgesi bulamazsınız. Hiç gelişmemiş ve ihtiyaçlarınızı temin edecek bir yer yok. Güzel bir sahili ya da buna benzer hiçbir şey yok. Koyları gezmeniz için 1 günlük tekne turu yeterli olacaktır. Datça'da geçirmeniz gereken gün sayısı 2'den fazla olmamalıdır. Yazıda geçen yat limanının tamamını yürüme ile 10 dakika içinde tamamlayabilirsiniz.
İbrahim ULUÇAY l 4 Ağustos 2013, Pazar 17:00 l  
 
Mükemmel bir yermiş. Kesinlikle her sene gideceğim.
türkan vuran l 23 Temmuz 2013, Salı 14:40 l  
 
Anlatılmaz, sadece yaşanır.
Onder baltaci l 23 Temmuz 2013, Salı 02:09 l  
 
Böyle bir site yaptığınızdan dolayı teşekkürler.
se ÇİNELlin l 11 Temmuz 2013, Perşembe 18:25 l  
 
Çok güzel bir yer. Her sene 3 kez oradayım.
nur yılmazberk l 2 Temmuz 2013, Salı 19:23 l  
 
Datça, başka bir sevdadır. Afrodit'in bize sunduğu aşktır. "Gözlerinde mavi bir özlem, dokunması huzur" `Palamutbükü ve İskandil Apart. Dilerim yolunuz düşer ve dostluk, deniz ve iç huzurunuzun karşılığını bulursunuz.
Ahmet Aydın l 1 Temmuz 2013, Pazartesi 12:12 l  
 
Datça gerçekten sevilebilecek bir yer. Ben çok seviyorum. Özellikle insanı hiç rahatsız etmeyen çok özel rüzgarını ve havasını. Birbirinden güzel büklerini; özellikle Ovabükü'nde denizin rengini, dalgasını ve kumsalındaki rengarenk çakıl taşlarını, tarihsel dokusunu, balıklarını, balını, bademini (buna yöre halkı 3B diyorlar) eğlenceli neşeli ve yardımperver insanlarını çok seviyorum. Bir de feribotla 2 saat süren bir yolculukla Bodrum'a geçme imkanı var. Bu da ayrı bir güzellik.
NUMAN SERDAR l 21 Haziran 2013, Cuma 23:45 l  
 
Datça'da tatil bir başkadır. Gündüz denizin saf ve temiz hali, gece ise Datça'nın sessiz ve sakin hali bütün senenin yorgunluğunu atıyor.
murat çetin l 16 Haziran 2013, Pazar 17:19 l  
 
Datça'yı gördüğüm anda aklıma Can Yücel'in şiiri gelir hep... O muhteşem güzelliği kendi yorumuyla çok başarılı ifade etmiş. "Beni kuzum Datça'ya gömün. Geçin Ankara'yı İstanbul'u! Oralar ağzına kadar dolu. Alabildiğine pahalı. Örneğin Zincirlikuyu'da bir mezar 750 milyona. Burası nispeten ucuzluk. Ortada kalma tehlikesi de yok. Hayır dua da istemez. Dediğim gibi beni Datça'ya gömün. Şu deniz gören mezarlığın orda… Gömü sanıp deşerlerse karışmam ama!"
Ebru Yetim l 10 Mayıs 2013, Cuma 11:48 l  
 
Datça'nın her köşesinde oteller gözüme çarptı. Datça otelleri dışarıdan bakıldığında aile işletmeleri gibi görünüyor. Otellerin mimarisi ve sıcak görüntüleri böyle düşünmeme sebep oldu sanırım. Ben bir otelde kalmadım, fakat tekrar gidersem Datça'ya muhakkak bir otelde konaklayacağım.
Habibe Tokgöz l 2 Mayıs 2013, Perşembe 16:12 l  
 
Datça'nın ayrı bir havası var doğrusu. Yıllarca Bodrum'da yaşamış biri olarak, Bodrumlular'ın bile yaz aylarında hızlı feribotlarla Datça'ya gidip geldiğini söyleyebilirim. Doğrusu Datça'da bulunan koylar, Bodrum Yarımadası'ndakilerden daha güzel. Üstelik daha sesssiz ve sakin. Hayıtbükü'nde denize girmenizi özellikle tavsiye ederim.
Mesude Çakır l 2 Mayıs 2013, Perşembe 13:40 l  
 
Ege'de en keyif aldığım yerlerden birisidir Datça. Dingin hali, özellikle kafamın yoğun olduğu ve tatil zamanı geldi dedğim zamanlarda beni hep hasretle kendine davet eder. Kargı Koyu, Knidos Antik Kenti bile Datça'ya gitmek için yeter sebep bence. Bal, balık, badem Datça'yı özetleyen üç kelimedir derler ancak bence bu üç kelimeyle sınırlamamak gerekir Datça'yı. Datça merkezde birçok otel var, bunanla beraber yarımadanın dört bir tarafında bulunan bükler hem konaklamak, hem dinlenmek hem de tatil için çok daha ideal.
Özkan Hacıoğlu l 18 Nisan 2013, Perşembe 18:20 l  
 
Datça'da 3 yıllık memurum. Datça hakkında söylenenlerin hepsi doğrudur; ama Datçalılar için tam tersinin düşünebilirsiniz. Türkiye'nin en aç gözlü esnafı, en fırsatçı turizmcileri Datça'da mebzul miktardadır. Sadece uyarmak istedim, kötülemek değil maksadım.
mustafa göle l 18 Nisan 2013, Perşembe 09:18 l  
 
Havası inanılmaz temiz ve güzel. Sürekli bir esinti var. Bu nedenle insanı hiç bunaltmıyor. O havayı solurken ciğerlerinizin oksijenle dolduğunu hissediyorsunuz. Çok tatlı bir balıkçı kasabası havasında. Yat limanı da modern bir atmosfer yaratıyor. Yakın çevresinde inanılmaz güzel, berrak bükleri var. Sakin, dingin bir tatil isteyenler için ideal.
özgül saydam l 8 Ağustos 2012, Çarsamba 21:58 l  
 
Havası, denizi, doğası... Özetle her şeyiyle güzel mekan Datça!
özgül saydam l 6 Ağustos 2012, Pazartesi 22:24 l  
 
2004 yılından beri her yaz ve bayramlarda Datça'ya gidip geliyorum. İstanbul-Datça arası mekik dokuyorum adeta. :) Şu an 15 yaşındaki oğlum annesinin yanında orada. Ulaşım biraz yoruyor sadece. Otobüsle gidiş 14 saat, dönüş 15 saat. Uçakla Dalaman'dan ulaşabilirsiniz. Datça-Marmaris 1 saat 15 dakika, Marmaris-Dalaman 1,5 saat, havaalanında 2 saate yakın bekleme, aktarmalarda bekleme... 2012 Nisan'da Datça'dan çıkış ve İstanbul'daki evime varış 8 saat sürdü. Son iki seferdir İstanbul Kabataş'tan İdobüs'le İzmir'e. İzmir'den Datça'ya tekrar otobüs yoluyla 12 saatte gidiyorum ve çok fazla yorucu olmuyor, tavsiye ederim. Diğer alternatif Bodrum'dan feribotla ulaşım olabilir.
Cemil Saçar l 13 Temmuz 2012, Cuma 11:38 l  
 
Palamutbükü Koyu çok güzel bir koy. Yakınında da çok fazla koy var. Biz LARA APART'ta kaldık ve Serpil Hanım bize her şeyiyle çok özen göstererek muhteşem bir şekilde gönderdi. Biz gelmek istemedik. Çünkü bahçesinde yetiştirmeye başladığı sebzelerle muhteşem kahvaltılar hazırlıyordu. Bir daha olsa bir daha giderim demekten başka birşey demiyorum. SEVGİLERLE SERPİL ABLA ve TUANA ve LARA.
Besime çağırgan l 5 Temmuz 2012, Perşembe 13:00 l  
 
Datça Yarımadası'nın antik zamanlarda işgalleri engelleyen sarp dağları hem Güneybatı Anadolu'nun en fazla endemik türünü barındırıyor, hem de bu coğrafyanın bugün de yaban kalmasını sağlıyor. Datça hurması da Türkiye'deki en geniş yayılımını yarımadanın vadilerinde gösteriyor.
Mesude Çakır l 23 Nisan 2012, Pazartesi 19:15 l  
 
3 yıldır Datça'ya tatile geliyorum. 1 senelik yorgunluğum 10 günde gidiyor. Huzur buluyorum. Çok da keyifli.
soner kendigelen l 28 Mart 2012, Çarsamba 10:31 l  
 
Datça güzelliğiyle olduğu kadar, bademi ile de ünlüdür. Datça bademi, hem yörenin önemli bir geçim kaynağıdır hem de kuruyemiş ve tatlı sektörünün en başta gelen ürünlerindendir. İriliği ve özel lezzetiyle bir marka haline gelen Datça bademinin de kendi içinde birçok türü var.
Mesude Çakır l 26 Mart 2012, Pazartesi 09:34 l  
 
Datça daha önce de gittiğim, gerçekten görülmeye değer bir tatil cenneti. Bu sebepten ikinci kez ziyaret etmeye karar verdim ve Uslu aparttan yer ayarladım. Temmuz gibi ailemle tatilimi geçirmek için Datça'ya geçtim. Otele giriş yapmak için lobide ailemle beklerken daha sonradan otel sahibi olduğunu öğrendiğim bir kişi müşterilerle kavga etmekteydi. Üstelik tartıştığı insanlar bayandı. Benim de eşimin de canı çok sıkıldı. Rezervasyonumuzu iptal edip başka bir aparta geçmeye karar verdik. Siz siz olun yer seçerken dikkatli olun.
Alkın Tekin l 15 Ağustos 2011, Pazartesi 15:26 l  
 
Geçen sene merkezde bir otelde 4 gece kaldık, her gün farklı bir koya yüzmeye gittik. Kargı koyu, Palamutbükü ve yerleşim olmayan Ovabükü ve Palamutbükü yolunda bulunan Kurucabük plajı en çok beğendiğimiz plajlardı, denizi tertemiz ve türkuaz rengindeydi özellikle Kurucabük'ün.
Sinan Çerici l 26 Haziran 2011, Pazar 15:19 l  
 
Yukarıdaki yoruma kesinlikle katılıyorum. Datça'da nerede kalırsanız kalın, kesinlikle büklerini gezin. Biz mesela geçen sene merkezde Bora Hotel'de kalmıştık ama her gün farklı bir koya gitmiştik. Özellikle Ovabükü, Palamutbükü arasındaki ıssız plajjlar ve Knidos Antik Kenti yolundaki plajları çok sevdik, kesinlikle tavsiye ederim.
Selen Karaca l 24 Haziran 2011, Cuma 11:43 l  
 
Datça cennetten bir köşe adeta. Havası bile diğer yörelerden farklı, yazın ortasında bile nem olmadığı ve devamlı estiği için bunalmıyorsunuz. Datça'ya gelen herkesin Datça'nın büklerini de gezmesini tavsiye ederim. Türkiye'nin ender kalan bakir yerlerinden birisi.
Ozan Özdemir l 22 Haziran 2011, Çarsamba 14:45 l  
 
Datça'yı dünya mirası listesine almak, koruyup kollamak lazım. Ancak bazı işletmeler bu güzel dünya parçasını hak etmiyor, oranın ekmeğini, suyunu, havasını haketmiyorlar. Oraya gelen insanları kandırarak, kalmadıkları gecelemelerin parasına el koyup gasp edenler, o güzelim Datça'yı hak etmiyorlar.
Ahmet Timur l 30 Ağustos 2010, Pazartesi 02:06 l  
 
Şu an nerede olmak isterdiniz diye sorarsanız,hiç düşünmeden Datça'da derdim. Bir kelebek gibi özgür olmak,bir martı gibi kanat çırpmak,dahası bir çiçek kadar doğal olmak adına..
aylin şeket l 10 Haziran 2010, Perşembe 17:38 l  
 
1-5 haziran tarihleri arasında Datça'ya geldim. Doğa harikası bir yerdi ve de yaptığım tekne turu Datça'nın mükemmel olduğunu bana kanıtladı. Bu arada Karaoğlu teknesinin sahibi Mehmet Karaoğlu'na seyahat boyunca göstermiş olduğu ilgiyi tüm arkadaşlarıma anlatacağım. Kendisine teşekkür ederim. Tekne seyahatinden sonra akşam yemeği için tercihim tabi ki balık oldu. Emek Restorant'ta yediğim Datça'ya özel sokkan balığı bir harikaydı. gece eğlence zamanı geldiğinde Datça'da böyle bir yer olacağını hiç tahmin etmiyordum. Zeytin Bar'a gittim. Gösterilen ilgi içkilerin servisi harikaydı. İşyerinin manzarası içkiyi yudumlarken farklı bir neşe katıyordu bana. İşletme sahibi Serap Poyraz hanımı böyle bir yer açtığı için tebrik ediyorum. Gösterdiği ilgiye çok teşekkür ediyorum.Ama eğer Datça gece hayatı Bodrum gibidir diye düşünüyorsanız hüsrana uğrayabilirsiniz. Datça bence yudum yudum cennet...
sanem çelik l 8 Haziran 2010, Salı 01:03 l  
 
Datça'ya bir giden bir daha gidemeden edemez!!! Tatile fink atmak için değil; dinlenmek huzur bulmak için gitmek isteyenlere şiddetle tavsiye edilir...
zece yılmaz l 18 Mayıs 2010, Salı 15:40 l  
 
DATÇA;nefesimin kesildiği,sanki başka bir dünyaya gittiğim yer... ilginçtir ve bir o kadarda açıklması zordur,datçaya sevdalı olmayı.Çünkü kelimelerle tarif edemezsiniz ,yaşarsınız sadece.Evet bir soluk,nefes.,huzur demektir datça'da olmak.Sizleri bilemem ama benim hissettiklerim bunlar.. Datça'ya ayak basınca bir daha oradan ayrılmaz,oranın bir parşası gibi olursunuz,orada doğmamamış olabilrsiniz ama orayla organik bir bağınız olur. Hava güneşli olduğunda oranın güneşi yüzünüzü ısıtır,esen poyraz kulaklarınıza orada olduğunuzu fısıldar sanki. orada olmak,yaşamak,yaşlanmak ve ölmek istiyorum. DATÇA , benim sevdam,evet hemde umarsızca,karşılıksız sevdiğim..
suna çetin l 12 Mayıs 2010, Çarsamba 14:00 l  
 
Datça hele hele Eski Datça cennetten bir köşe.
Dede Garden Hotel l 19 Nisan 2010, Pazartesi 21:51 l  
 
Bodrum'dan feribotla 2 saatte ulaşabilirsiniz. O iki saat boyunca bol bol feribotun dibinden havalanan uçan balıkları görebilirsiniz. :)
şebnem gün l 18 Nisan 2010, Pazar 09:48 l  
 
Marmaris Datça yolundan çektiğim bir foto, solda Ege denizi sağda Akdeniz, yarımadanın iki denizin birbirine en çok yaklaştığı yerine Balıkaşıran deniyor. Genelde burası yatçıların ve mavi turların uğrak noktası koylardan biri.
Ferit Alkan l 11 Nisan 2010, Pazar 19:46 l  
 
Datça'yı severdim ama Eski Datça'yı gördükten sonra daha da sevdim. Özellikle Can Yücel'in son içki kadehinin hala korunduğu köy kahvesinde siz de kahve keyfi yapmadan sakın dönmeyin. Ama önce Eski Datça'nın diğer tatil yörelerine nispeten daha iyice korunabilmiş daracık sokaklarını ve yöresel evlerini bir güzel gezin. Portakal ağaçları sizi şaşırtabilir. Hem meyvesini hem çiçeğini aynı dalda görmek ve o nefis kokusunu almak (hele de ilk kez o mis gibi kokuyla tanış oluyorsanız) sizi daha da keyiflendirecektir. Yazın ve denizin yeri tabi ki başka ama bahar aylarında Datça bana göre çok daha cazip.
aynur yazıcı l 9 Nisan 2010, Cuma 22:02 l  
 
Can Yücel'in Datça'sı birkaç yıl önceye kadar kara yolu ulaşımının zor olması ve genel olarak biraz uzak kalmasından dolayı bakir kalmış bir bölge. Eskiden yolları o kadar dardı ki bazı yerlerde 2 araba yan yana zor geçiyordu, hatta otobüsle gidiyorsanız otobüsün yarısı uçurumdan gidiyor gibiydi. Şimdi çok güzel ve geniş bir yol yapıldı.
Ferit Alkan l 7 Nisan 2010, Çarsamba 10:45 l  
 
 
Peki Datça hakkında sen neler düşünüyorsun?

En Çok Beğenilen Oteller
 
En Çok Yorumlanan Oteller
 
En Çok Beğenilen Mekanlar
 
 
 
Göreme geziniz öncesi, Göreme'nin en ideal konaklama seçenekleri için Göreme Otel Fiyatları hakkında bilginiz olsun.

Datça merkezinde ekonomik ve keyifli bir tatil için Datça Merkezdeki Pansiyonlar sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Dünya Kültür Miras Listesinde yer alan Safranbolu'da tarihi konaklar için Safranbolu Otelleri sayfasını inceleyebilirsiniz.

Seyahat Tüyoları